Ruzname-i Leylek
Bir Leyleğin Güncesi
25 Eylül 2016 Pazar
23 Temmuz 2016 Cumartesi
Farkın İhtimali...
Sen farkındaysan mesela, çok da farkındaysan farkının, artık eskilerle bu kadar bir olmanın lüzumu yoktur. Artık değişmişsindir. Onların kendilerini yenileyememeleri karşısında yapacak şeyler tükenmiştir. Çoğu zaman boşver tartışmayalım şimdi, derken bulursun kendini. Zaman onlara bir şey vermediği gibi maalesef almıştır da. Hem de acımasızca almıştır. Zaman mı acımasızdır yoksa onlar mı kendine acımasızıdır bilemezsin. Kimseye bakıp üzülmemen gerektiğini bildiğin ve ve insanın kaderini nasıl da kendi yazdığına şahit olduğun için önce verilen sığ cevaplara sinirlenir, sonra durgunlaşırsın. Onun yolu da o, dersin ve iyilikler dilersin adına. Görüşmek zor gelir, ah aynı masada oturup o gerçekten yaşlılara acı acı kahkaha attıracak genç yaşlarının sırtlarındaki yaşlılık yükünü görür, toplumun onları soktuğu kalıplara şaşarsın. Dünyalarınız ne kadar da farklıdır. Ama geçmişin o ihanet edilmemesi gereken bağı boynunu halat gibi sıkar. Boğulmamak için görüşür, görüşmeden dönerken bir çuval çürük patates yüklenirsin sanki, kokar da o. İşte bundandır benim dönüp sinirlenmelerim, bıçak gibi kesmelerim. Kaldıramıyorum ufkuma ışık açmayan sohbetleri, dayanamıyorum gencecik dostlarımın eskiden çok sevdiğim gülüşlerinin üzerine bir şey katmamalarına. Oysa biliyorum içlerindeki cevheri. Belki de bilmiyorum, belki de cevher falan yoktur içlerinde. Belki de artık tek dileğim elmasa çevrilmeden kömürleri, kendilerini yakmamalarıdır. Belki de dileğim bile yoktur bazıları için...
Milan Kundera 'Kimlik' romanında dostluk için şöyle der: 'İşte dostluğun var olmasının gerçek nedeni: Bir zamanlar kendine ait olan ve dostlar arasındaki sonu gelmez gevezelikler olmasa çoktan silinip gitmiş olacak bir imgeyi izleyebilmesi için, karşısındaki insana ayna tutmak.' Kundera herkese göre ne kadar haklı bilemem ama bana göre biraz haklılığı var. Belki de dost kavramını yeniden gözden geçirmeliyim. Hayatının her döneminde bir insanla dost kalabilir misin? Seninle hala en ciddi muhabbette bile 16 yaşının dalgasını geçen kimselerle. Hayır. Sanırım geçmişin tatlı bir anısı olarak kalabilirler bu bir zamanlar hayat yolunda karşına çıkmış bu muhteremler. İnsan zaten farkında olmadan ayrılır bu kimselerden...
Son olarak... Yanından ayrıldığımızda bizi çürük patates çuvallarıyla yollayacak değil de, yıldız yıldız parıltı katabilecek dostların varlığına duayla...
Merve 23 Temmuz 2016 Cumartesi/İstanbul
29 Haziran 2016 Çarşamba
Kaydol:
Yorumlar (Atom)